Başarılı Bir Okul Hayatının Yol Haritası

Ne istediğini, gerçekte ne olmak, ne yapmak, nereye doğru yol almak, neye emek vermek istediğini belirlemekle ilgili bir durum bu. İster çocuk olsun isterse yetişkin ne istediğini bilenler daha hızlı yol alıyor. Çocukken bu durum nasıl netleşebilir? Aileler çocuklarına rehberlik ederek çocuklarının okul başarısını ve hayat başarısını artırabilir. Nasıl mı? 


İlk kitabımı yazmadan önce üniversitede derece yapan öğrencilerin başarılı olma konusundaki stratejilerini kitaplaştırma düşüncesiyle o zamanki Öss şampiyonları ile röportajlar yapmıştım. Bu röportajlar sırasında onların ortak özelliklerini çıkartıp, başarılı olmak isteyen öğrencilere örnek olmasını amaçlamıştım. Sınavda Türkiye 1.cisi olan şampiyon öğrencilerin bakış açılarındaki ortak özelliklerden en önemlisi neye emek verdiklerini biliyor olmalarıydı. 


Kendilerine bir hedef koymuşlardı. İstediği bölüme girmesine yetecek kadar puan almak. Bazısının ise şampiyon olmaktı isteği. Aslında neredeyse ikisi de aynı şey.  Niçin uykusuz kaldıklarını, neden çok çalıştıklarını biliyorlardı. Bu öğrencilerde; derece yapmak isteyenlerde vardı ama temelde istediği bölüme girebilmek için neredeyse yanlış cevap vermemelerini biliyor olmalarıydı. Bunu ailesini mutlu etmek ya da öğretmenlerinin gözüne girmek için değil kendilerini ‘başarıya layık gördükleri’ için yapıyorlardı ve en önemlisi de buydu bence. 


Bir öğrenciyle röportajda şöyle bir konuşma geçmişti aramızda. Öğrenci bir dersten çok zorlandığını ne yaparsa yapsın yine de deneme sınavlarında yanlış cevap verebildiğini söylemişti. Buna engel olmak için Milli Eğitim Bakanlığının ders kitabını 6 kez tekrar ettiğini, hangi cümlenin hangi bölümün hangi resmin altında olduğunu hatırlayacak kadar konuya hakim olduğunu anlatmıştı. Çalışmanın önemini tekrarlamıştı. Üstelik bir de şunu söylemişti. Üniversite sınavında derece yapanları çok zeki oldukları için derece yapıyorlar diye düşünüyorlar oysa zeka önemli olsa da temel fark çalışmak. Üstün zekalı öğrenci 2 saat çalışır, normal zekaya sahip olan 5 saat çalışır ama yapar. Burada çalışmak her şeyin önüne geçiyor’ demişti. 


Elbette dersi derste öğrenmek en önemlisi. O zaman ilk anda oluşan başarma hissi, evdeki çalışmayla yani tekrarla geliştirip ’öğrendiğini hatırlama’ ve ‘konuyla ilgili sorulabilecek ya da bilinmesi gereken her şeyde uzmanlaşma’ olarak özümseniyor. 


Aslına bakarsanız öğrencilerin çok çalışmasına yatırım yapmak yerine ‘yeteneklerinin ne olduğu’, ‘neyi severek yaptığı’ gerçekten tekrarlamaktan mutlu olduğu neler var ve bunları iş hayatıyla nasıl bütünleştirir diye düşünerek çocuğunuzu yönlendirebilirsiniz. Eğer çocuğunuz severek yaptığı alana ulaşmak için çalışma yaptığında emin olun -kendisi için çalıştığını bildiğinden- çalışmalarını daha şevkle yapacaktır. Bu ise hem okul başarısını artıracak hem de ona muazzam bir zaman kazandıracak. 


Derece yapan bu öğrencilerin çok önemsediğim bir özellikleri de sosyal hayatlarından vazgeçmiyor oluşlarıydı. Mutlaka basketbol, futbol, yüzme gibi bir spor yapıyorlardı. Spor yapmayanlar resim, müzik gibi bir sanat alanında kendine hobi edinmişlerdi. Arkadaş ortamlarından taviz vermiyorlardı. Buradaki önemli nokta ise arkadaşları da kendileri gibiydi. Onlarda başarıyı önemseyen, ne olmak istediklerini bilen başarılı öğrencilerdi. 


Bu başarılı öğrencilerin ortak bir diğer özelliği ise çok iyi kitap okuyucusu olmalarıydı. Bu sayede muhakeme yeteneği gelişmiş, daha hızlı okuyan böylece zaman kazanan, derste ya da okul dışı ortamlarda ne anlatılırsa çabuk kavrayan, nereye ulaşılmak istendiğini çabuk fark eden öngörüyü de geliştirmişlerdi. Kitap okumak apayrı bir yolculuk zaten. Hem çalışma alanım olduğundan hem de okumayı bizzat çok sevdiğimden onlardaki bu özellik beni hiç şaşırtmamıştı. Okumak zaman kazandırır.  Okuyarak öğrenilen bilgi, hayata özümsendiğinde ise ‘hayat başarısı’ artar. 


‘’Hayat yaptığımız tercihlerin toplamıdır.’’ Wayne Dyer


Sevgilerimle 


Öznur Karaeloğlu

Hızlı ve Anlamlı Okuma Uzmanı 



 



Paylaş