Disleksi’de Okuma 

Okumak yerine dinlemek isterseniz, buradaki podcast bağlantısına tıklayabilirsiniz.

Disleksi nedir?

Okumada, okuduklarını anlamada, yorumlamada yaşanan bir öğrenme güçlüğüdür. Aslında öğrenme güçlüğü yerine öğrenme farklılığı demenin çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. Disleksi bir hastalık olmadığından ilaçla tedavisi mümkün değildir. Eğer kişide eşlik eden DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) ya da başka bulgular varsa bununla ilgili tedavi uzman hekim tarafından yapılır. Disleksi’de ise sadece eğitim desteğiyle gelişme sağlanabilir. Eğitim desteği ile okumadaki farklılıktan kaynaklanan bulgular rahatlayarak kişilerin kendi öğrenme dilini keşfetmeleri sağlanabilir. Bu sayede de kişilerin okul başarısı ve sosyal hayatı rahatlar. 

Disleksi kelimeleri hecelemede, akıcı okumada ve kelimeleri yazmada zorlanma ya da yanlış söyleme şeklinde kendini gösterebilir. Disleksinin genetik ve çevresel faktörlerden etkilendiği, beynin dili işleyen bölümdeki farklılıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. Toplumun yüzde 5 ile 10’unun disleksi olduğu tahmin edilmektedir. 

Disleksi olan kişiler normal ya da normalin üstünde zekaya sahip olmalarına rağmen dünyayı algılayışları farklıdır. Albert Einstein, Walt Disney, Pablo Picasso, Leonardo da Vinci, John Lennon, Tom Cruise gibi pek çok ünlü ve başarılı kişi disleksidir.

Disleksi bir hastalık değildir.  Yanlış anlaşılan bir durum da bu çocuğun tembel ya da canı istemediği için okumayı akıcı ve anlamlı olarak yapamadığı şeklinde olan bir inanıştır. Oysa çocuk gerçekten de sesle, harfin görselini eş zamanlı birleştiremediği için hem akıcı okuyamamakta hem de okuma sırasında anlamayı kaçırmaktadır. Disleksi olan çoğu kişi okuma sorunlarının üstesinden gelmek için çok çalışır. Bazen de ilgilerini kaybetmiş görünüm verebilirler fakat içten içe bu durumu aşmak için ne yapabileceklerini, kendilerinde neyin yanlış, ters, doğru olmadığını bulmaya çalışır. Disleksi olan çoğu çocuk hem yüksek sesle hem de içinden yani sessiz okuma yapmaktan kaçınabilir. Hatta okurken endişeli bir tavır takınabilir. Bunun için çocuğunuza canı isteyince yapıyor gibi bir düşünce benimsemeden onu rahatlatmaya çalışmanız ve sakin kalmanız önemlidir. 

Disleksinin önemli bir bulgusu kelimelerdeki harflerin sesleri ile görselini eş zamanlı eşleştirememedir. Çocuğunuz kelimelerdeki sesleri tanımakta ya da söylemekte, birleştirmekte sorun yaşıyorsa öncelikle çok iyi bir gözlem yapmalısınız. 

Disleksi nasıl anlaşılır? 

Eğer çocuğunuz okumayla ilgili güçlük yaşıyorsa, hatalı ve yavaş okuyorsa

Normal ya da üstün zekaya sahip olmasına rağmen okuma becerileri zayıfsa

Dikte çalışmalarında başarılı değilse, yazma becerileri zayıfsa

Bir konuyu, olayı anlatırken sıklıkla isimleri unutuyorsa

Yönlerle ilgili sorun yaşıyorsa (Sağını, solunu karıştırıyor, yön tarif ederken yanlış söylüyorsa)

Haritaları okuyamıyor ya da zorluk yaşıyorsa

Yabancı dil öğreniminde sorun yaşıyorsa 

Sıralama gerektiren çalışmalarda zorlanıyorsa

İyi odaklanamıyor ve sorduğunuz soruyu takip etmede güçlük yaşıyor ve sorunuza geç cevap veriyorsa 

Disleksi Tanısı Nasıl Konur?

Öncelikle çocuğunuz okula başladığında ebeveynler ve sınıf öğretmeni bir farklılık olduğunu anlar. Diğer çocuklar okumaya geçerken, çocuğunuz zorluk yaşıyorsa ebeveyn olarak araştırmaya başlayarak, neler olduğunu anlamak istersiniz.  İşte tam da bu sırada yapmanız gereken uzman hekim yani Çocuk ve Ergen Psikiyatr’ına çocuğunuzu götürmek. Uzman hekim çocuğunuzla yaptığı seanstan sonra bazı testler isteyerek sizi psikologa yönlendirir. Bu testlerin tamamlanmasından sonra hekim; aile öyküsü, öğretmenin geri bildirimleri, test sonuçlarını, psikologun yorumunu alarak çocuğunuzla ilgili tanıyı koyar. Çocuğunuza sadece Çocuk ve Ergen Psikiyatr’ı olan uzman hekim disleksi tanısını koyabilir. Başka kim ne söylerse söylesin gerçeği yansıtmaz. Tanı konulduğunda bu bir hastalık teşhisi değildir. Bu öğrenmede bir farklılık tanısıdır. Eğer dikkat eksikliği, dürtüsellik ya da başka etkiler yoksa ilaç tedavisi gerekmez. Eğitim desteği ile ilerlemek gerekir. Bugünden yarına disleksi olan insanların okuması, öğrenmesi değişmez. Fakat sürdürülebilir çalışmalar ile kişiye okuma becerilerini geliştirme, kendi öğrenme dilini fark ederek strateji geliştirme gibi yetkinlikler kazandırılarak daha uzun vadede başarı sağlanır. 

Mind On Method ile yaptığım eğitimlerde çok sayıda disleksi tanısı almış çocukla çalıştığımdan size tavsiyem her şeyden önce çocuğunuza inanın. Onun bu okumada öğrenme farklılığını kendi lehine çevireceğini ve dünyaya bambaşka yaratımlarla katkı sağlayacağına güvenin. Süreç çok kolay olmasa da kazanımları gerçekten muhteşem oluyor. Yazımda da bahsettiğim gibi dünyanın tarihinde iz bırakan pek çok girişimci, bilim insanı, sanatçı disleksi ve bu onlar için bir dezavantaj değil avantaja dönüşmüş. Süreci iyi yöneterek disleksinin kazanımlarını hayatınıza katabilirsiniz. 

Sevgilerimle 

Öznur Karaeloğlu

https://linktr.ee/OznurKaraeloglu

https://www.instagram.com/oznurkaraeloglu/

https://www.youtube.com/@oznurkaraeloglu

https://www.linkedin.com/in/oznurkaraeloglu/

https://www.facebook.com/okaraeloglu

Okumak yerine dinlemek isterseniz, buradaki podcast bağlantısına tıklayabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

162

Related Posts

Your Shopping cart

Close